Kuran-i Kerim Suresi Tevbe ayet 6
Qur'an Surah At-Tawbah Verse 6
Tevbe [9]: 6 ~ TÜRKÇE - DİYANET KURAN MEALİ (Word by Word)
وَاِنْ اَحَدٌ مِّنَ الْمُشْرِكِيْنَ اسْتَجَارَكَ فَاَجِرْهُ حَتّٰى يَسْمَعَ كَلٰمَ اللّٰهِ ثُمَّ اَبْلِغْهُ مَأْمَنَهٗ ۗذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَعْلَمُوْنَ ࣖ (التوبة : ٩)
- wa-in
- وَإِنْ
- And if
- ve eğer
- aḥadun
- أَحَدٌ
- anyone
- birisi
- mina l-mush'rikīna
- مِّنَ ٱلْمُشْرِكِينَ
- of the polytheists
- ortak koşanlardan
- is'tajāraka
- ٱسْتَجَارَكَ
- seek your protection
- aman dilerse
- fa-ajir'hu
- فَأَجِرْهُ
- then grant him protection
- onu yanına al
- ḥattā
- حَتَّىٰ
- until
- ta ki
- yasmaʿa
- يَسْمَعَ
- he hears
- işitsin
- kalāma
- كَلَٰمَ
- (the) Words of Allah
- sözünü
- l-lahi
- ٱللَّهِ
- (the) Words of Allah
- Allah'ın
- thumma
- ثُمَّ
- Then
- sonra
- abligh'hu
- أَبْلِغْهُ
- escort him
- onu ulaştır
- mamanahu
- مَأْمَنَهُۥۚ
- (to) his place of safety
- güvenli bir yere
- dhālika
- ذَٰلِكَ
- That
- böyle (yap)
- bi-annahum
- بِأَنَّهُمْ
- (is) because they
- çünkü onlar
- qawmun
- قَوْمٌ
- (are) a people
- bir topluluktur
- lā yaʿlamūna
- لَّا يَعْلَمُونَ
- (who) do not know (who) do not know
- bilmez
Transliteration:
Wa in ahadum minal mushrikeenas tajaaraka fa ajirhu hattaa yasma'a Kalaamal laahi summa ablighhu maa manah; zaalika bi annahum qawmul laa ya'lamoon(QS. at-Tawbah:6)
English Sahih International:
And if any one of the polytheists seeks your protection, then grant him protection so that he may hear the words of Allah [i.e., the Quran]. Then deliver him to his place of safety. That is because they are a people who do not know. (QS. At-Tawbah, Ayah 6)
Diyanet Isleri:
Puta tapanlardan biri sana sığınırsa, onu güvene al; ta ki Allah'ın sözünü dinlesin. Sonra onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur. (Tevbe, ayet 6)
Abdulbaki Gölpınarlı
Müşriklerden biri, senden aman dilerse aman ver ona da Allah sözünü dinlesin, sonra da emin olduğu yere dek yolla onu. Bunun sebebi de, onların, bilmeyen bir topluluk olmalarıdır.
Adem Uğur
Ve eğer müşriklerden biri senden aman dilerse, Allah´ın kelâmını işitip dinleyinceye kadar ona aman ver, sonra (müslüman olmazsa) onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır. İşte bu (müsamaha), onların, bilmeyen bir kavim olmalarından dolayıdır.
Ali Bulaç
Eğer müşriklerden biri, senden 'eman isterse', ona eman ver; öyle ki Allah'ın sözünü dinlemiş olsun, sonra onu 'güvenlik içinde olacağı yere ulaştır.' Bu, onların elbette bilmeyen bir topluluk olmaları nedeniyledir.
Ali Fikri Yavuz
Eğer (taarruza uğrayan) müşriklerden biri aman dilerse, ona aman ver, tâ ki Allah’ın kelâmını dinlesin. Sonra onu, emin olduğu yere kadar, (İslâmı kabul etmemişse), selâmete ulaştır. Çünkü bunlar, gerçeği bilmez bir kavimdirler.
Celal Yıldırım
Müşriklerden biri aman dileyerek sana gelirse, ona aman ver ki Allah´ın sözünü dinleyebilsin. Sonra da onu güven duyacağı yere kadar ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.
Diyanet Vakfı
Ve eğer müşriklerden biri senden aman dilerse, Allah'ın kelamını işitip dinleyinceye kadar ona aman ver, sonra (müslüman olmazsa) onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır. İşte bu (müsamaha), onların, bilmeyen bir kavim olmalarından dolayıdır.
Edip Yüksel
Putperestlerden biri sizden geçiş emniyeti dilerse ona koruma sağla ki ALLAH'ın sözünü işitsin; sonra onu kendisinin güvenlik bölgesine ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer müşriklerden biri aman dilerse, ona aman ver. Ta ki, Allah'ın kelâmını dinlesin. Sonra onu güvenlik içinde olduğu yere kadar gönder. Çünkü bunlar gerçekten de bilgisiz bir kavimdirler.
Fizilal-il Kuran
Eğer puta tapanlardan biri senden can güvenliği isterse kendisine can güvenliği sağla ki, Allah´ın sözünü, Kur´ân´ı işitebilsin, sonra da onu güven içinde olacağı bir yere ulaştır. Çünkü onlar gerçekleri bilmeyen bir güruhtur.
Gültekin Onan
Eğer müşriklerden biri senden ´eman isterse´, ona eman ver; öyle ki Tanrı´nın sözünü dinlemiş olsun, sonra onu ´güvenlik içinde olacağı´ (me´meneh) yere ulaştır. Bu, onların elbette bilmeyen bir kavim olmaları nedeniyledir.
Hasan Basri Çantay
Eğer (kendilerine tearruz edilmesi emrolunan) müşriklerden biri senden aman dilerse ona aman ver. Tâki Allahın kelâmını dinlesin. Sonra onu emîn olduğu yere kadar (selâmetle) ulaşdır. Çünkü onlar (hakıykatı) bilmeyen bir kavmdir.
İbni Kesir
Eğer müşriklerden birisi senden aman dilerse; ona aman ver. Ta ki Allah´ın kelamını dinlesin. Sonra onu emin olacağı yere kadar ulaştır. Bu; onların bilmez bir kavim olmaları sebebiyledir.
İskender Ali Mihr
Ve eğer müşriklerden birisi senden yardım isterse, o taktirde, Allah´ın kelâmını işitinceye kadar onu himaye et. Sonra onu emin olduğu yere ulaştır. İşte bu, onların bilmeyen bir kavim olmalarından dolayıdır.
Muhammed Esed
Ve Allahtan başkalarına tanrılık yakıştıranlardan biri senin korumana başvurursa, onu koruma altına al, olur ki (senden) Allahın sözünü işitip anla(yabili)r; ve sonra onu, kendini güvenlik içinde hissedebileceği bir yere ulaştır; bu (davranışın), onların (belki de yalnızca) (hakkı) bilmedikleri için (günah işleyen) kimselerden olmaları ihtimalinden dolayıdır.
Muslim Shahin
Ve eğer müşriklerden biri, sana sığınmak isterse, ona güven ver, ta ki Allah'ın kelamını işitsin. Sonra da güven içinde bulunacağı yerine kadar onu ulaştır. Bu, onların, (iyi) bilmeyen kimseler olmalarındandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve eğer müşriklerden bir kimse senden aman dilerse artık ona aman ver. Tâ ki, Allah Teâlâ´nın kelâmını dinlesin. Sonra onu emin bulunduğu mahalle ulaştır. Çünkü onlar şüphe yok ki, bilmez bir kavimdir.
Rowwad Translation Center
Eğer Allah’a ortak koşanlardan biri senden eman/sığınma talebinde bulunursa ona eman ver. Ta ki, Allah’ın kelâmını dinlesin. Sonra onu emin olacağı yere kadar ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olduklarından dolayı böyledir.
Şaban Piriş
Eğer müşriklerden birisi sana sığınırsa, onu güvene al, ta ki Allah’ın sözünü işitsin. Sonra onu güven içinde olacağı bir yere ulaştır. Çünkü onlar bilmeyen bir toplumdur.
Shaban Britch
Eğer müşriklerden birisi senden eman dilerse, ona eman ver, ta ki Allah’ın kelamını dinlesin. Sonra onu güven içinde olacağı bir yere ulaştır. Çünkü onlar bilmeyen bir toplumdur.
Suat Yıldırım
Eğer müşriklerden biri senden sığınma hakkı isteyip yanına gelmek isterse, sen ona güvence ver, ta ki Allah'ın kelamını dinlesin, düşünsün. Sonra şayet Müslümanlığı benimsemezse onu, kendisini güvenlikte hissedeceği yere (vatanına) ulaştır.Öyle! (Bu sığınma ve gönderme işlemini yapmalı), zira onlar İslâm’ın gerçek mahiyetini bilmeyen bir topluluktur.
Süleyman Ateş
Ve eğer ortak koşanlardan biri güvence dileyip yanına gelmek isterse, onu yanına al ki, Allah'ın sözünü işitsin; sonra onu güven içinde bulunacağı yere ulaştır. Böyle (yap), çünkü onlar, bilmez bir topluluktur.
Tefhim-ul Kuran
Eğer müşriklerden biri, senden ´aman isterse´, ona aman ver; öyle ki Allah´ın sözünü dinlemiş olsun, sonra onu ´güvenlik içinde olacağı yere ulaştır´. Bu, onların elbette bilmeyen bir topluluk olmaları nedeniyledir.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer müşriklerden biri senden güvence dilerse/senin yakınına gelmek, sana komşu olmak isterse, ona güvence ver/ounu yakınlaşma isteğini kabul et ki, Allah'ın kelamını dinleyebilsin. Sonra da onu, güvenli gördüğü yere kadar götür. Böyle yapmanın gerekçesi şudur: Bunlar bilmeyen bir topluluktur.